Bookbot

Babaya Mektup

Évaluation du livre

Paramètres

  • 96pages
  • 4 heures de lecture

En savoir plus sur le livre

Birbirimizle sessiz sakin geçinemememizin doğal sonuçlarından bir diğeri ise benim konuşma yeteneğimi kaybetmemdir. Gerçi her türlü koşulda muhtemelen iyi bir konuşmacı olamayacaktım zaten ama hiç değilse doğru düzgün bir şekilde akıcı bir dil hâkimiyeti edinebilirdim. Ne var ki sen çok erken yaşlardan itibaren konuşmamı yasakladın: Bir elini havaya kaldırarak beni “Tek bir itiraz istemiyorum!” diyerek tehdit edişin, hatırladığım en küçük yaşlardan beri yakamı bırakmıyor. Beni neredeyse hiç dövmediğin de doğrudur. Ancak bağırış tarzın ve yüzünün kıpkırmızı oluşu, pantolon askılarını alelacele çözerek sandalyenin arkasına asışın -bunlar benim için dayak yemek kadar kötüydü. Asılmak üzere olan bir adamı düşün mesela. Onu asarsın ve her şey biter. Ama onu, asılması için yapılan bütün hazırlıklara şahit olmaya zorlarsan ve tam darağacının önüne getirildiğinde infazının ertelendiğini söylersen adamın hayatının geri kalanını ona zehir etmiş olursun. Bazen önünde dünya haritasının serili olduğunu ve senin de üzerine çaprazlama uzanmış olduğunu hayal ediyorum. Ve sonrasında sadece senin bedeninin kaplamadığı ya da uzanamadığın alanlarda yaşamımı sürdürebilecekmişim gibi geliyor. Benim gözümdeki iri cüsseni hesaba katınca da bana yalnızca ufak tefek, pek de hoş olmayan yerler kalıyor.

Achat du livre

Babaya Mektup, Franz Kafka, Alp Ege

Langue
Année de publication
2019
product-detail.submit-box.info.binding
(souple)
Nous vous informerons par e-mail dès que nous l’aurons retrouvé.

Modes de paiement

4,1
Très bien
2388 Évaluations

Il manque plus que ton avis ici.

Titre
Babaya Mektup
Langue
Turc
Publié
2019
Format
souple
Pages
96
ISBN10
6057906411
ISBN13
9786057906410
Séries
Première publication
1919
Titre original
Brief an den Vater
Évaluation
4,1 sur 5
Description
Birbirimizle sessiz sakin geçinemememizin doğal sonuçlarından bir diğeri ise benim konuşma yeteneğimi kaybetmemdir. Gerçi her türlü koşulda muhtemelen iyi bir konuşmacı olamayacaktım zaten ama hiç değilse doğru düzgün bir şekilde akıcı bir dil hâkimiyeti edinebilirdim. Ne var ki sen çok erken yaşlardan itibaren konuşmamı yasakladın: Bir elini havaya kaldırarak beni “Tek bir itiraz istemiyorum!” diyerek tehdit edişin, hatırladığım en küçük yaşlardan beri yakamı bırakmıyor. Beni neredeyse hiç dövmediğin de doğrudur. Ancak bağırış tarzın ve yüzünün kıpkırmızı oluşu, pantolon askılarını alelacele çözerek sandalyenin arkasına asışın -bunlar benim için dayak yemek kadar kötüydü. Asılmak üzere olan bir adamı düşün mesela. Onu asarsın ve her şey biter. Ama onu, asılması için yapılan bütün hazırlıklara şahit olmaya zorlarsan ve tam darağacının önüne getirildiğinde infazının ertelendiğini söylersen adamın hayatının geri kalanını ona zehir etmiş olursun. Bazen önünde dünya haritasının serili olduğunu ve senin de üzerine çaprazlama uzanmış olduğunu hayal ediyorum. Ve sonrasında sadece senin bedeninin kaplamadığı ya da uzanamadığın alanlarda yaşamımı sürdürebilecekmişim gibi geliyor. Benim gözümdeki iri cüsseni hesaba katınca da bana yalnızca ufak tefek, pek de hoş olmayan yerler kalıyor.