Açık Denize Yolculuk
- 232pages
- 9 heures de lecture
Cemâlnur Sargut défend le soufisme comme un langage universel pour l'humanité, croyant qu'il peut combler les fossés et favoriser la compréhension. Elle organise activement des symposiums internationaux réunissant des universitaires, des personnalités culturelles et des publics diversifiés, dans le but d'explorer comment le mysticisme islamique offre des solutions aux problèmes contemporains. Sargut se consacre à la promotion de l'éducation soufie, en établissant des chaires d'études islamiques dans des universités aux États-Unis et en Chine, facilitant ainsi une expérience plus profonde et vécue de ces enseignements. Son travail sert de pont spirituel entre l'Orient et l'Occident, ancré dans des valeurs fondamentales tout en embrassant le renouveau.



Hz. Muhammed'in kutlu soyundan gelen Hz. Fatıma ile, onun kutlu eşi, Hz. Peygamber'in amcasının oğlu, Allah'ın arslanı, velilerin sultanı, bilgeliğin büyük kılavuzu Hz. Ali ile; yine cennet gençlerinin efendisi olan Hz. Hasan ve Hüseyin, İslam geleneğinin bir bakıma kurucu ailesini oluşturur.Peygamber'in sevgili torunu Hz. Hüseyin'in, İslam'ın kurucu ilkeleri uğruna canını verdiği Kerbela, İslam tarihindeki en önemli kırılma anlarından biridir.Elinizdeki kitap, bu kutlu soyun uğradığı zulme, bu büyük zulmün manevi anlamına, Kerbela'da yaşanan o yürek dağlayıcı olaya, öncesi ve sonrasına, irfani ve tarihi yönleriyle ışık tutmaya çalışıyor.Cemalnur Sargut'tan Abdulkerim Süruş'a, Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak'tan Reha Çamuroğlu'na, , Seyyid Hüseyin Nasr'dan, Caferi cemaatinin kılavuzu Alevi dedelerinden Selahattin Özgündüz hocaya kadar birçok Ehlibeyt âşığı ve uzmanının yer aldığı bu kitap okuyanda Ehlibeyt sevgi ve saygısını derinleştirecek, Kerbela'nın hatırasını canlı tutacak ve Hz. Hüseyin'in insanlığa verdiği dersi bir kez daha hatırlatacaktır.(Tanıtım Bülteninden)
Aşk sultânı Hz. Mevlânâ'nın, Mesnevî isimli eserinde "Ey bizim sevdası hoş olan, güzel olan aşkımız, Ey bizim bütün mânevî hastalıklarımızın, dertlerimizin tabibi" diye anlattığı aşk, Allah'ın yeryüzünde kendisinden göründüğü İnsan-ı Kâmil'den, yani Allah'ın mânâsından başkası değildir. O, bu mânâyı rehber edinip, kendi vücûdu içinde nefsini rûhunun esiri haline getirerek birlemiş, aşkın da bu birliğin efendisi olmasına vesîle olmuştur. Bunun içindir ki ona, nefisleri efendi kılan mânâsında "Efendimiz (Mevlânâ)" denilmiştir. Cemalnur Sargut "Aşktan Dinle" isimli bu kitabında bize, Hz. Mevlânâ'nın Mesnevî isimli eseri ışığında nefs, aşk, kibir, cömertlik, gösteriş, edep gibi insanın gelişiminde rol oynayan pozitif ve negatif kavramların iç mânâlarını anlatıyor. Bizi Mesnevî'de buyurulan, "Tû megû mârâ bedân şeh bâr nîst / Bâ kerîman karha doşvâr nîst (Benim o yüksekliklere çıkmaya gücüm yok deme, Kerîm olanın eteğine yapış, seni çıkaracaktır.)" emri üzerine, Kerîm olan Mesnevî'ye yapışmaya davet ediyor.